Doğum, insanlık tarihi kadar eski ve doğanın en kusursuz tasarımlarından biridir. Tıbbın gelişmesiyle birlikte doğumun güvenliği artmış olsa da, rutin hale gelen gereksiz müdahaleler çoğu zaman doğumun doğal akışını kesintiye uğratabilmektedir.
Doğal doğum; anne ve bebeğin sağlık durumu elverdiği sürece, dışarıdan suni sancı, rutin epizyotomi gibi müdahaleler yapılmaksızın, doğumun kendi ritminde başlaması ve ilerlemesidir.
Burada en önemli anahtar, doğum hormonlarının serbestçe salgılanabilmesidir. Sevgi hormonu olan oksitosin, ancak anne kendini güvende, mahrem ve huzurlu hissettiğinde en yüksek seviyeye ulaşır. Işıkların loş olduğu, seslerin kısıldığı ve annenin hareket etmekte özgür olduğu bir ortamda dalgalar çok daha kolay karşılanır.